OMURGA CERRAHİSİ ÖNCESİ VE SONRASI BESLENME

OMURGA CERRAHİSİ ÖNCESİ VE SONRASI BESLENME2016-12-08T02:52:11+00:00

OMURGA CERRAHİSİ ÖNCESİ VE SONRASI BESLENME

Uzm.Dyt. Banu Süzen

Cerrahi öncesinde vücut ağırlığı, cerrahi sonrasında iyileşme sürecini etkilemektedir. İdeal ağırlığın üzerinde bulunmak, omurga üzerindeki ağırlığı arttırmakta ve ameliyat sonrasında iyileşme süreci uzamakta, komplikasyon riski artmakta, hareket kısıtlamasına neden olmaktadır. Cerrahi öncesinde %5 ağırlık kaybı sağlanması riskleri azaltmaktadır. Planlanmış bir ameliyat geçirecekseniz, fazla kilolarınızın bir kısmından kurtulmanız için enerji alımınızı dengelemeniz gerekmektedir. Hareket kısıtlamalarını göz önüne alarak sağlıklı bir zayıflama programı ile ameliyata hazırlanabilirsiniz.

Şişma-ZayıfCerrahi sonrasında çabuk iyileşmek için besin alımını arttırmak, enerji dengesinin pozitif yönde değişmesine neden olmakta ve kilo alımıyla sonuçlanmaktadır. Cerrahi girişimler, öngörülebilir kontrollü bir travma çeşididir. Cerrahi girişimin büyüklüğü, uygulandığı bölgeye göre enerji ve protein gereksinimi değişiklik göstermektedir. Omurga cerrahisi sonrasında kısmen hareket kısıtlaması olmaktadır. Bununla birlikte alınan besin miktarındaki artış, kilo alımına yol açmaktadır. Ameliyat öncesinde olduğu gibi ameliyat sonrasında da kilo alımı veya fazla kiloya sahip olmak omurgaya daha fazla yük binmesi anlamını taşımaktadır.

Cerrahiden hemen sonra, beslenme düzeninizin planlanması ve aşırı kilo artışının engellenmesi iyileşme sürecini hızlandırmaktadır. Bu konuda ilk adım hastanın enerji ve besin gereksinimlerinin hesaplanarak düzenlenmesini içermektedir. Kısmen hareket kısıtlamanızın olması, bazal enerji gereksiniminin miktarını düşürmektedir. Herhangi bir kronik hastalık (diyabet, kalp hastalığı, hipertansiyon gibi) yok ise, kişiye göre kalori düzenlemesi yapılmış bir beslenme programı ameliyat sonrasında hayatınızı kolaylaştıracaktır. Sağlıklı bir beslenme planlaması sadece kalori düzenlemesi ile değil, bunun yanında karbonhidrat, protein, yağ, mineral ve vitamin gereksinmelerine göre de yapılmaktadır. Bu konuda bir diyetisyenden yardım almanız, sağlıklı bir nekahat dönemi geçirmenizi sağlayacaktır.

Cerrahi-Yemek DöngüsüDiyetisyen danışmanlığı alamıyorsanız beslenmenizde dikkat etmeniz gereken önemli noktalar şunlardır:

  • Enerji yoğunluğu fazla olan besinlerden ve içeceklerden uzak durmanız gerekmektedir.

Fastfood-Savaş

  • Sağlıklı karbonhidratları seçmelisiniz. Karbonhidratları tamamen diyetinizden kaldırmanız vücudun gereksinimi olan enerjinin farklı kaynaklardan sağlamasına neden olacağı gibi, diyet lifi alımını da düşürmenize neden olacaktır. Sağlıklı karbonhidrat kaynakları: rafine edilmemiş tahıllar, sebzeler, meyveler, kuru baklagillerden elde edilmektedir.
  • Şekerli besinlerden uzak durmalısınız. Bal, şurup, meyve suyu ve konsantresi gibi yiyecek ve içeceklerde doğal olarak bulunanın yanı sıra, besin sanayisi tarafından yiyecek ve içeceklere eklenen şekerler bulunmaktadır. Yüksek miktarda şeker tüketimi kilo alımına neden olmaktadır. Bu nedenle şeker tüketimi günlük enerji alımınızın % 10’undan az olmalı, bu da yaklaşık olarak 50 g veya 12 çay kaşığı şeker demektir. Ancak sağlık konusunda daha fazla yarar elde etmek için yapılan öneri, bu oranın % 5’in de altında olması gerektiği yönündedir.

Avakado

  • Et suyu, tavuk suyu, kemik suyu çorbalar, içerdikleri besin öğeleri açısından faydalılardır fakat enerji yoğunluğu ağırlıklı olarak yağlardan gelmekte ve fazla tüketimi kilo alımına neden olmaktadır. Tüketmek istiyorsanız yağsız olmasına dikkat edin ve günde 2 kaseden fazla tüketmeyin.
  • Proteinler vücudumuzun en önemli yapıtaşlarıdır ve sağlıklı beslenmenin önemli bir parçasıdır. Ancak birçok farklı kaynağı vardır ve hepsinin vücuttaki etkileri birbirinden farklıdır. Protein gereksiniminin karşılanması için et suyu, tavuk suyu, kemik suyu çorbalar, işlenmiş et ürünleri yerine et, tavuk, balık, yumurta gibi protein içeriği yüksek besinlerin kendisini yemeniz, doku onarımı için daha etkili olmaktadır.Deniz Ürünleri
  • Yağdan gelen enerjinin % 30’u geçmemesine dikkat edilmeli ve doymuş yağ tüketimini (kırmızı et, tereyağ, hindistan cevizi yağı, krema, peynir, kuyruk yağı) azaltırken, doymamış yağlara (balık, avokado, sert kabuklu yemişlerde bulunan yağlar ve ayçiçek, kanola ve zeytinyağı) ağırlık verilmesi daha sağlıklı olacaktır.  Ayrıca endüstriyel trans yağlar da (işlenmiş besinler, fast-food, hamur işleri, yağda kızartılmış yiyecekler, vb.) mümkün olduğunca tüketilmemelidir.
  • Ameliyat sonrasında barsak hareketlerinde yavaşlama olabilir. Bunu önlemek için günde 4-5 porsiyon sebze ve meyve, tam tahıllı besinler, kuru baklagilleri tüketmelisiniz. Renk ve çeşitliliğe özen göstererek tüm meyve ve sebzeleri mevsiminde tüketiniz. Ayrıca patates, tatlı patates ve diğer nişastalı kök bitkilerin, sebze ve meyve grubunda değerlendirilmediğini unutmamalısınız.
  • Ameliyat sonrasında yeterli kalsiyum ve D vitamini almalısınız. Kalsiyumun önemli kaynağı: Süt ve süt ürünleri kemik sağlığının korumasının yanında kronik hastalıklardan koruyucu ve kilo kontrolüne yardımcı olması gibi önemli faydaları vardır. Günde 2 su bardağı süt ve yoğurt tüketimi önerilmektedir. D vitamininin de kalsiyum gibi kemik sağlığı, kronik hastalıklar, bağışıklık sistemi işlevleri gibi birçok konu üzerinde olumlu etkileri olduğu, yapılmış olan pek çok önemli çalışmada görülmüştür. Bu nedenle, bu besin öğelerin yeterli alımı oldukça önemlidir.
  • Yeterli su içilmelidir. Şekerli içecekler, gazlı içecekler, hazır meyve suları, çay ve kahve, su yerine geçmemektedir. Günde 1,5- 2 litre (8-10 su bardağı) su içilmelidir.

Su

  • Doktorunuzun önerileri doğrultusunda ameliyat sonrasında fiziksel aktivitenizi düzenlemelisiniz.